Kitaba Basmayacağım Blog Şiirlerim

 Merhaba , ben Zeki Mert . Yine beraberiz muayyen günlerde, ne mutlu ! 
İlkgençlik şiirlerimi blogumda yaınlamayı ve bastırmamayı düşündüm, zira kendimce gerek gördüğüm sanatsal değere sahip değiller. Vezinle yazılmış şiirlerimi bastıracağım :2021'de.

Şiirlerim


Meddah Fesi

 Neyin nesi kimin fesi

Bu kimin tatlı sözleri, hangi köyün deresi

Rüzgar getirir ekmek kokusu elbette ki gönlümün sesi

Buğday ve değirmenin kırt kırt eden yelkeni.

 

Taş duvarın üzerine çıkıp rüzgarı koklamak isterim bu sebepten

Aşk teyyareleri geçer halka tatlısı tadarken

Günahkar erkekler günahlarını kadınlara atfederken

Kadınlar daha bir tutkuyla cihana renk katarken

 

Soframda gökkuşağı var şayet kabul edersen

Tabaklarım renk renk, hepsi senin istersen

Toprak gibi hoş kokusu eğer takdir edersen

Şuh bir kahkaha değdi tenime gelir şayet kulak verirsen.

 

Ayak tabanımın altında işte bir tahtaravan

Ben bir meddahım dostum, köy- köy yola revan

Meddah memur olmuş, kaymakam kaynatıyor kazan

Meddahtan memur mu olur ki onu fesi amir-i azam ve mütemadiyen hendek kazan

 

Gündüz güneşi, gece güneşinden daha yaşlıdır

İnsan, günü, gündüzden ibaret sanandır.

Bir fırkateynde kova kova yıldızlar.

Ay çıkınca yansıyan, genç kızlardan kalandır.

 

               Şimdiden Daha Ağır Yüküm (15/04/2020,17.49)

Şimdiden daha ağır yüküm hem de hemen şimdiden

Çevirdim kum saatini anılar gelir eskiden

Lezzetli bir ses duyarım öyle ki bir seferde, aniden

Kuşlar yuva yapar dallara , rüzgar eser hafiften

 

Yarın imtihanım var sırtımda ağır bir kitap

Akşam bile olmadan düşürür bitap

Adamın biri bağırdı bana olur mu hiç öyle hitap

Bunca acıya çocuk yaşta ettirdiler şitap *

 

Şimdi sesle işim var bekliyor muallime hanım

Saatin çarkı işliyor, çağırır beni akıl yapım

Tuşlara basmanın vakti, iyileşip çıkmak vakti

Derdim şimdiden çok ağır,hem de hemen şimdiden, bağlar salkım salkım, ağızlarda talkım.

 

Şimdi hemen gideceğim,

Hayal trenine bineceğim

Yükümü de sırtlanıp

Şöminemde ezeceğim.

 

Şimdi kül oldu derdim benim ama yine de çok ağır

Şeytan bile acıdı ki , dedi :tanrıyı çağır

Tanrı yorgun ve çaresiz suyu yaktı çıtır çıtır

Su yanınca cihan, dedi ki artık:

Yüküne yardım çağır.

Şitap etmek: Acele etmek.


Tuhaf İnsanlar

 (Bu şiir, ODTÜ Fizik bölümünde tanıdığım, doktora yapmakta olan çok kıymetli abi ve ablalarıma ithaf edilmiştir. Şiir dememin sebebei kendimi şair saymam değil, ithaf edilen kimselerin erdmeinin bu karalamayı kıyetli kılmasıdır.)

Tuhaf insanlar tanıyorum ben , hem de çok tuhaf insanlar

Sevgiye,huzura,barışa ve uzaklardaki adalete inanırlar

Tuhaftırlar doğrusu , acıya gülecek kadar

Çünkü her gülüşün altında, o tuhaf insanlar yatar.

 

İmar eder dururlar, odalara kapanırlar

Dört başı mamur dünyayı onlar yıkıp yaparlar

 Laboratuvarlarda ölürler doğrusu hem de neden olduğunu bilmeden

Bilmeden kim olduklarını ama sorarak yaşarlar.

 

Dedim ya çok tuhaflar

Ondandır sokaklarda da varlar

Genellikle horlanır,yok sayılırlar

Cihana düz diyenin alnını karışlarlar.

 

Onları aramayın boşuna

Otururlar zira birbaşlarına

Ve ancak onları ancak kendileri anlarlar.

 


 

Sen de Benden Birisin

 

Sende kendimi görüyorum

Sadece sen de mi görüyorum

Herkesi her şeyi kendimden biliyorum

Her şeyde benden parça var

 

Ama sende ben varım

Tamamen bulunmaktayım

Mum gibi de yanmaktayım

Güneş saatiyim halbuki ama  zamanı unutmaktayım

 

Taş benim için yaratılmış

Gelip ayağıma çarpsın diye

Gezegen benim için dönüyor

Kıyamet beni bulsun diye

 

Ahşap masa , akkor demir, gir çık duvardan kapımız tektir

O inanılmaz insan, şarkısını söylüyor: beklemeden seveceksin

Pehlivan da güreşiyor kemer benimdir

Biliyorum bir gün sen de beni seveceksin.

 

Biliyorum bir gün ben de seni seveceğim…

 

 

 

Ama

Bir sormaca bir kaçmaca

Nerede bitecek bu kovalamaca

Altın varak temiz yemek güzel ama

Karşımda oturan bir a:ma:*

 

Uyandım ama uyanamadım da

Ama, fakat,lakin,hatta

Ölmeye uyumuşum ben

Öykünmüş bir uykuyum uyanmaya

 

Şehirleri korkulukla çevirdi a:ma:

Kalelerden bayrakları söktü a:ma:

Tabelaları söktürdü a:ma:

O  bir ters devrimci ama

 

Not* : “:” iki nokta işareti uzatma imi (^) yerine TDK tarafından önerilmiştir.

 

 

 

Deli

Deli kim diye sorma yahu

Benim deli

Hem de kelli felli bir zır deli

Dokungaçlarım var küpeli

 

Sırat-İ Müstakim

Amin

Kahin

Müntakim

Müstakim El Fatiha

 

Rabbena hep bana

Adn cennetlerindeki ırmak akıyor elbet bana

Sırat-ı Müstakim üzereyim 

İnanarım yokluğa

 


Sanat Yapsana Şair

Sanat yapsana şair

Ayva de, nar de, kırmızı de, yaz şiirini bitir

Kimler sana bunları dedirtir

Alacaklıların var senin ki seni  delirtir

 

Güz de birde, ölüyorum de

Kanım akacak az kaldı de

Yaşlandım de

Ortak dertleri söyle yani kendi derdini kimseciklere söyleme


Toprağı Kaz Bulursun 

(Büyük  Usta , Halk Ozanı, Üstat, Veysel Şatıroğlu'nun Kara Toprak eserine kendimce cevaptır. Toprağı bol olsuni ışıklar içinde uyusun. Ne haddime düşmüş cevap demek gerçi, fikir beyanı, ilham yansıması ve güzellemeler diyelim.  Bakmayın aşağıda yazanlara benim de sadık yarim kara topraktır. Kıskançlığımdan yazdım. Nasıl kıskanmasın insan böyle bir yari. Akıllı adammış bu Veysel amca vesselam.) 

Toprak yarim diye  konuşma sakın

Toprağın yari var herkes biliyor

Kim diye sorma sakın

Toprağı kaz bulursun

 

Ünlü de oldu aşıklar

Radyolara,televizyonlara çıkıtılar

Hayatlara karıştılar

Şimdi gezegende her evin bir Veysel ustası var

 

Ben oldum sırrına mazhar

Bağrıma da bastım zaten içerim suyunu azar azar

Toprağı kim gelir de kim , kime kazar

Ben adem gelir ustaya bir selam çakar

 

 

 

 Şiirlerde Zamanlar 1

Şiirler ve Romanlar

Gelmiş geçmiş zamanlar

El öper kafası samanlar

Ah ne tuhaf insanlar

 

Kapı kapanırken çiçeklere

Cihan kör olurken hayallere

Sen gel yine yanımda kal

Tuhaflıkta hayır var 


Şiirlerde zamanlar 2 (Bu  şiir olmaya yaklaşan  2 şiirimden biri,  Meddah Fesiyle Beraber)


Şiirlerde zamanlar

Romanlarda insanlar

Kaybolduğum kağıtlar

Gelenler ve kalanlar


Şiirlerde zaman var

Romanlarda kadın var

Af dileyene aman var

Tanrı versin size sabırlar


Akıl var.... Mantık  ... 

Göz var ... İzan 

Tartımızın adı mizan

Gelceğin yer:hizan

 

Karalayan:Zeki Mert Kuku


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Milli Uzay Programı Açıklandı

Vay Halime-Candan Erçetin Şarkı Sözü